Yasin Koç'un Kişisel Günlüğüdür..

 

Merhabalar,

Bu yazının kaynağı daha önce yazdığım tweetlerim. Orada kısaca, başlık gibi belirttim düşüncelerimi, isteyen @ysnkctr yi takip eder twitter'dan.. Neyse..

Üretim yok, tüketim had safhada. İnternetin genel ve en büyük sorunu. Video, Müzik, Film, E-ticaret, Sosyal ağlar hepsi tavan yapmış durumda. Ulaşabileceği en yüksek pozisyonlara ulaşmış durumdalar bana göre.. Örneğin; 5 kişi oturup yeni bir sosyal ağ projesi düşünmeye başladığımızda aklımıza farklı hiçbişi gelmiyor, gelemiyor. Neden? Çünkü gelenlerin hepsi yapıldı. Facebook, twitter, linkedin, digg, stumbleupon, yelp, delicious vs.. Video konusu belli, en yüksek mertebede youtube var, o bile hala google'a gerekli karı getirmeyi başaramadı, satıldığından beri.. Müzik konusunda pandora, last.fm, tr den fizy gibi örneklerde yeteri kadar yer aldı.. Yani kısaca boşlukların nerdeyse hepsi doldu. Ama hala birileri boşluk var sanıyor ve bunu doldurmanın peşinde koşuyor.. Sonuç olarak da insanların kafasını bulandırmaktan başka bir işe yaramıyor..

Diğer bir konu sosyal medya çağrımları ve gereksiz yer açma endişeleri.. Ben bu konuya baya bi ayrı bakıyorum açıkçası. Sosyal medya nedir ki? Medya zaten başlı başına sosyaldir. Herkesledir, heryerdedir, görseldir, işitseldir veya yazı halindedir.. Biraz gazetededir, biraz dergide, biraz internette, biraz konferansta, biraz fuarda, kısaca her yerde..
Bana göre sosyallik, dışarda, sokakta, restaurantta, cafede, arkadaşta.. Kısaca gerçek hayatta, gerçek kişilerle girilen iletişimin özüdür.. Fakat internet, yani bilgisayar dünyası sanal alemden ibarettir, bu da asosyallik olarak nitelendirilir..
Dikkat ediniz, hergün bissürü araştırmalar yapılıyor, makaleler hazırlanıyor, "kişiler facebook arkadaşlarını beğenmiyorlar", "kadınlar facebooktaki erkeklere güvenmiyor" vs. şeklinde sürüp giden araştırmalar her gün  yeni bir hal alıyor..
Bende size kendimden örnek vereyim; gerçek hayatta arkadaş olarak görüştüğüm 2 yada bilemediniz 3 kişi mevcut. Yakın akrabaları falan da arkadaş kategorisine alcak olursak, 20 bilemediniz 30 olsun. Ama bugün facebook profilime girdiğimde yaklaşık 90 tane arkadaş görüyorum.. Sizce ben bunların kaçını takib ediyorum ki? Toplasanız 15-20 kişinin, eklediği fotoğraflara veya yazdıklarına "ayda bir" yorum atıyorum, gerisinin bağlantılarını komple anasayfamdan kaldırıyorum. Yani sadece arkadaş listesinde duruyor, kendisiyle ilgili hiçbir paylaşımı görmüyorum, görmek de istemiyorum.

Şimdi size bir karşılaştırma yapayım.
En yakın arkadaşınızla bi cafeye gittiniz, bikaç bişi söylediniz, yiyip içiyorsunuz güzel güzel. Belki yeni insanlarla tanıştınız, sohbet ettiniz 3-5 kelime de olsa.. Kafa dağıttınız, stres attınız.. Eğlence mekanına gittiyseniz eğer, eğlendiniz de..
Yada bunları yapmadınız, evde bilgisayarın başına oturdunuz, anne babanızla yada eşinizle dostunuzla yada çocuklarınızla ilgilenmeyi, onlarla oturmayı, sohbet etmeyi kenara ittiniz, facebook'a girdiniz, 1-2 kişiyle "selam naber, iyidir senden naber, benden de iyi" cümlelerinden oluşan yalan sohbetler yaptınız, gereksiz, saçma sapan 1-2 video izlediniz, zamanınızı böyle geçirip gittiniz, ve bitti..

Hangisi sosyallik? İlk yaptığınız mı? Yoksa sosyal ağ denen yerde takılmanız mı? İlk yaptığınızın adı sosyallik, 2. yaptığınız ise asosyallik.

Bilgisayar üzerinde naparsanız yapın, sanal dünyada nerelere ulaşırsanız ulaşın, bunları yaparken her adımda sosyallikten, gerçeklikten bir adım daha uzağa gitmiş olacaksınız bunu unutmayın...

O zaman bu sosyal medya dedikleri de ne?
Bunu attığım twitlerde de belirttim, üretim olmadığı için, üretilenleri format değiştirip yeniden piyasaya sürmek. Tam da olan bu. Medya zaten hep vardı. Başta da belirttiğim gibi medya heryerde, herşeyde, herşekilde.. Medya başlı başına, tüm gereçlerle ilişkilidir.. Sosyal medya diye tabir ettikleri, sosyal ağları daha iyi kullanabilen bir medyadan ibaret ama ne o sosyal ağlar sosyal, ne de medya farklı bi iş kategorisinde.. Kısaca zaten varolanı, yeni bişeymiş gibi yeniden piyasaya sürmek yapılan iş..

Bu işin sonu nereye varacak?
İnsanlar doymak bilmiyor, üretilen üretildi ama hala boşluklar aradıkları için üretilenleri dibine kadar zorluyorlar ve üretilenlerin değerini düşürmekten başka bir iş yapmıyorlar.. Bunun sonucunda bana kalırsa, kısa bi zaman sonra 2. internet balonunun patlamasını seyredebiliriz gibime geliyor..

Nedir bu internet balonu?
Yıllar önce 1. balon patladığında internet belki büyük bi yara almış, yada çok farklı bir alanda gelişmeye başlamıştı. AOL, ICQ, Yahoo gibi devler kenara itilirken, sahneye Msn, Google ve diğerleri çıkıyordu.. O zaman da tam durum buydu. Şimdide aynı durum oldu ve bahse konu olanların hepsi eski etkilerini kaybettiler.. Yakında yerlerine, yenilerini görebiliriz tabii ki.

Sonuç olarak; aynı işler, aynı temeldeki iş ağları, model veya isim gibi şartları değiştirerek bikaç senede bir kendini yeniliyor, bundan sonra da böyle olacak.. Kısaca sürekli, birileri, insanları oyalıyor olacak.

Hiç düşündünüz mü CERN'in deneyleri ne alemde? Uzay teknolojileri ne alemde? Nano teknoloji ne alemde? Bilim dünyası ne alemde? vs..

Şu internette yeni reklam dönemi başladı ya hani.. viral olan.. Asosyal medyanın düştüğü o çukurun bizzat kanıtıdır.. Örneğin; inanılmaz evlenme teklifi ve ona verilen cevaplar falan.. Tüm o asosyallere başarılar dilerim, siz videoları izlemeye ve izletmeye devam edin. İstediğiniz kadar kıvranın, istediğiniz kadar çabalayın, düştüğünüz çukurdan kurtulamayacaksınız :)

Hadin benden bu kadar, kusurum olduysa affola, kimse üstüne alınmasın.

Saygılarımla,
Yasin Koç.

Yok arkadaş denilecek bi olaya şahit oldum bu gece.. TTNet 1 nisan şakası yapmış ama dillere destan. Çalışanlarının kafası güzel galiba demekle yetiniyorum artık, çünkü başka yorumluyacak bişey bulamadım..
Diğer bir ihtimal ise; yaptıkları hatanın farkına vardılar, 1 Nisan şakası yazdılar rezil olmamak için. Bana kalırsa 2. ihtimal, çünkü hatalarını hala telafi etmiş değiller. Saat: 02:55.

http://crysis.ttnetoyun.com.tr/haber/crysis-2ye-12-yamasi-geldi

http://www.playstore.com/haber/crysis-2ye-12-yamasi-geldi

1. linkte görebileceğiniz gibi; indirme linkleri mevcut.
2. linkte de görebileceğiniz gibi; 1 Nisan şakası olduğunu açıklamışlar..

Verdikleri indirme linkleri Crysis'in ilk sürümüne yani Crysis 1'e ait.

Kotalı internet kullanıcıları açısından bakarsak; 360mb'lık bir download söz konusu.. Üstüne son kullanıcıların ısrarla onu yüklemeye kalkmasını da sayarsak, tam bi fiyasko.

Allah akıl fikir dağıtırken TTNet çalışanları neredeydi acaba merak ediyorum!...

Ülkemizde internet kalitesini neden hala bi rayına oturtamadıkları da anlaşılıyor, bu akılla!!!...

Hepimize geçmiş olsun, ne diyeyim..

Saygılarımla,
Yasin Koç

Tepa Teknik'in resmi sitesi tepateknik.com.tr yayına açıldı!

Alt yapısında YSP'nin en son gelişmiş sürümünü(Artık ben ona Ysn Web Manager diyorum) kullanmakta, sade yeni bir tasarım, şirket isteğine göre geliştirilmiş modüller ve şirket için gerekli özellikleri içeren bir site olarak yayın hayatına başlamıştır..
Üzerindeki çalışmalar bitmemiş olup, sonuçlanan işlevler online olarak güncellenecektir..

Kendi adıma askerden sonra ilk kurumsal çalışma olup, YSP adına da ilk harici ve ilk kurumsal bir yapıdır..

Devamı gelir inşaallah :)

Daha fazla bilgi için:
www.tepateknik.com.tr
www.tepateknik.com.tr/hakkimizda.html

Google ile Digitürk arasında karşılıklı açıklamalar yapılmasına neden olan son Blogspot engellemesi kaldırılıyor. Diyarbakır 5. Asliye Ceza mahkemesince verilen kararın bozulduğu bilişim hukuku uzmanı Doç. Dr. Yaman Akdeniz tarafından dün akşam saatlerinde paylaşıldı.

Kararın internet servis sağlayıcılara (ISS) ulaşması ile Blogspot.com’a erişimin bir kaç gün içinde mümkün olacağını söyleyen Akdeniz‘in aktardığına göre bilirkişi incelemesi sonrasında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından erişim engelleme kararı kesin olarak kaldırılmış durumda.

Karar metninde 6 IP adresi için engellemenin kaldırılacağı açıklanmış ve davaya sebep olan goltvnet.blogspot.com, sportrhd.blogspot.com, trgoals2.blogspot.com, freesoccertrhd.blogspot.com ve izleligtvblog.blogspot.com adresli bloglar blogspot.com’dan kaldırılmış.

Kapatma kararına Google’ın da dahil olduğu farklı kanallardan itirazlar yapılmıştı. Kararın bu itirazların hangisi neticesinde kaldırıldığını net olarak bilmiyoruz ama Akdeniz, konuyla yakınen ilgilendiklerini ifade ediyor. İlk kararın ardından Digitürk avukatı başka maç yayınlarının da yapıldığına dair tespit istemiş ancak onların bu dosya ile bir alakası olup olmadığı dile getirilmediği Akdeniz tarafından paylaşılmış.

Bugün İstanbul mahkemelerinden birinin daha Blogspot’a karşı alınan erişim engelleme kararının kaldırıldığını aktaran Akdeniz, bu kararın uygulanması durumunda tüm IP adreslerinden blogspot’a erişimin rahatlayacağını söylüyor.

Kısaca hatırlatmak gerekirse Digitürk’ün yasadışı Lig TV yayını yapılmasına yönelik açtığı bu dava da tartışmalara neden olmuştu. Kapatma talebine yönelik dilekçede blogspot.com adresi olması eleştirilere haklılık kazandırırken, konunun yasal boyuta intikal etmeden önceki süreci hala belirsizliğini koruyordu.

Kaynak: webrazzi.com

Geç de olsa mahkemelerin aklı başına geldi herhalde..

Merhabalar,

Google Friend Connect'ten bayadır haberim vardı fakat ilgilenmiyordum. Bugün yeniden biryerde görmem dolayısıyla incelemeye giriştim ve baya gelişmiş olduğunu gördüm. Yaptığı şey sitenizi bir sosyal ağa dönüştürmek gibi bişey diye tanımlayabilirim sanırım.

Google Friend Connect'in eklendiği siteye Friend Connect üzerinden kaydolursanız, o site üzerindeki üyeleri görebiliyor, kişilerle iletişime geçebiliyor, sitede yazılanlara yorumlar bırakabiliyorsunuz vs .. Facebook'un toplamı gibi bişi düşünülmüş, gadget üzerinde hepsinin birleştirilmiş hali de var, ayrı ayrı sayfalara eklenen halleri de var.

Ben şimdilik Sosyal Çubuk adındaki Gadget'ı eklemeye karar verdim. Kendisi bahsettiğim tüm özellikleri Google üzerinde barındırıyor, siteden uzak erişim sağlanıyor. Bu seçimim üzerinde, sayfaları kalabalıklaştırmaktan nefret etmemin etkisi büyük tabii ki. Fakat bu çubuk üzerinde bulunan yorumlar kısmı çok hoş, bulunulan her sayfaya yorum bırakılabiliyor. Sayfalar arasına, ana sayfaya, istediğiniz her yere. Bir geri bildirim - feedback vari düşünebilirsiniz. Bence hoş bi özellik. Tabii ben sadece çubuk eklediğim için, bu çubuk üzerinde görüntülenebiliyor. Yorum gadget'ını direk ilgili yere bıraksaydım, sayfalar üzerinde face comments vari görünebilirdi...

Neyse test pilot uygulaması olarak yasinkoc.com.tr üzerinde yayına aldım, başarılı bi uygulama olursa ilerleyen zamanlarda gelişmiş olarak site içeriğine yayabiliriz.. Fakat şimdiki planım, yorum ekleme gibi yerlere facebook comments, login gibi özellikleri girmek. Malumunuz facebook, pazar lideri.

Son olarak site sahipleri için;
Bu işlerin YSP ile bi alakası yok, hizmete girişinizi yapıp, ayarlarınızı düzenledikten sonra size verdikleri kodu kopyalayıp, kaynak kodunuza yapıştırmanız yetiyor. YSP'de panelden 2 tıkla yapabiliyorum o ayrı :)

Saygılarımla,
Yasin Koç.

Merhabalar,

İlginçtir, çok uzun zamandır pek örneğine rastlamamıştım. 1-2 gündür kovaladığım ve beni şaşırtan bir olaydan bahsetmek istiyorum.

Bugüne kadar hep Microsoft gibi şirketlerin tekelciliğinden şikayet edip durduk ama olayın da farkındaydık tabii ki. Ticari politika bunları gerektiriyor zaten ki bunlar da doğal işlemler haline geliyor..
Fakat bunu aşma konusunda da Microsoft ciddi girişimlerde bulunmuş, benim de bugünlere kadar pek haberim yokmuş açıkçası..

Microsoft'un son yıllarda öğrencilere yönelik bazı yatırımları veya yumuşamaları olduğunu duyuyor, biliyordum fakat bu derecesinin de askerliğim yüzünden uzağında kalmışım ne yazıkki.

Bahsettiğim şey Dreamspark.

Öğrenciler veya öğretim üyeleri veya üniversiteler için oluşturulmuş bu platformda Microsoft çeşitli geliştirici araçlarını, kişiler statülerini doğruladığı takdirde bedava kullanıma açıyor(muş)..

Benim üniversite yıllarım çoktan geldi, geçti, bu fırsatı kaçırdık gibiydi de.. Amcaoğlum Kütahya Dpü'de okuduğu için ordan bir deneme yapayım, eğer sorun olmazsa Visual C++ veya Visual Studio kullanımında bedava lisans sağlayayım diye bir düşünceyle daldım Dreamspark'ın sitesine.

İçerik dil listesinde henüz Türkçe bulunmuyor fakat çat-pat ingilizcemle edindiğim bilgiler dolayısıyla;
Listede okulunuz yoksa, okulunuzun dreamspark'a kaydolması gerekiyor. (Bknz)

Dpü'nün listede olmamasından dolayı, herhangi bir kayıt yapamadım ilk olarak. Fakat daha sonra teknik destekten ilgili birime bir form doldurarak konuyu taşıdım.

Özü şu:
üRüN
Windows 64-Bit;Kütahya Dumlupınar University

SORULAR VEYA AçIKLAMALAR
Sorunlu Alan: Other
İleti: Why isn't in the your university list.

Günlerden Cumartesi olmasına rağmen, 1 gün olmadan cevap verdiler. Bu cevapları da beni oldukça şaşırttı. Gönderdikleri cevap metninde, üniversitenin kaydını kendisinin yapması gerektiğini, fakat projeyle ilgilendiğim için sevindiklerini ve beni eli boş döndürmiyeceklerini söylemişler. Altında da tek kullanımlık bi öğrenci doğrulama kodu göndermişler. Dreamspark'ın internet sitesinde Verified sayfasında bu kodu girmemi ve hesabımı aktive etmemi söylemişler. Sevindim ve şaşırdım tabii ki. Yetmemiş, Müşteri Temsilcisi olarak bizzat ismini vermiş ve her türlü destek için destek formundaki subject alanına o ismi yazıp da konuyu belirtmemi söylemiş (belkide otomatiktir bilemiyecem ama pek sanmıyorum) ve ilgili linki de göndermiş..

Önce inanamadım fakat daha sonra talimatlarını yerine getirdiğimde gerçeği gördüm..

Visual Studio 2010 Professional x86 full orjinal lisanslı olarak şuan bilgisayarımda kurulu :) Tüm bileşenleri ile birlikte..

Kendilerine x64 yokmu diye bi soru yönelttim, dreamspark sitesinde bulamadığımdan dolayı. Olumlu bir yanıt döner ve onun içinde bir key verirlerse bu sefer şaşırmamak lasım :)

İlginç... Tabi bu yazımla birlikte sizin de aynı yöntemle bu hizmeti alabileceğinizi de göstermiş bulunuyorum sanırım :D Ahahaha Microsoft kusura bakmasın da ne kadar insan faydalandı o kadar kar. Ah bide MSDN'e şöle bi ulaşım sağlayabilsem, sonra ver elini full C++. PHP'den sıkılmaya başlamıştım zaten :=)

 

Son olarak ülkemizde programlama vb. sektörlerde öğrenim gösteren okullara da biraz sitem etmek gerekiyor. Şayet listede TED kolejini hatta özel bir ilköğretim okulunu da gördüm ve çok şaşırdım. İlk öğretim okulunun olup da DPÜ'nün olmayışı da ayrı bir komedi.

Neyse hadi benden bu kadar, aynı taktikle tüm programcı arkadaşlara iyi çalışmalar :) Saolsun Microsoft.

Saygılarımla,
Yasin Koç.

İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD), blogların kapatılmasıyla ilgili kurumlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

İnternet Teknolojileri Derneği (İNETD), blogların kapatılmasıyla ilgili kurumlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Dernek tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verilen suç duyurusu dilekçesinde, Ligtv yayınlarını izinsiz yayınlayan şirketlerin engellemesinde alan adı temelli yasaklama yerine IP numarası yasaklamakla, olayla ilgisiz masum milyonlarca blogger ve aynı IP'den hizmet veren Google hizmetlerini (maps.google.com) kullanan milyonlarca internet kullanıcısı ve binlerce şirketin mağdur edildiği ifade edildi.

''İstanbul Merkezli Digital Platform İletişim Hizmetleri A.Ş. (Digitürk) ve Pluton Televizyonculuk A.Ş (LigTV) firmalarının, LigTV'nin yayın haklarına sahip olduğu Spor Toto Lig müsabakalarını yayınladıkları gerekçesiyle Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14 Ocak 2011 tarih ve 2011/156 D iş sayılı kararı ile Blogspot.com dahil 4O'ı aşkın alan adı ve 60'ı aşkın IP'ye erişimi engelleme kararı verildiğinin'' anlatıldığı dilekçede, ''Karar suç işlediği ileri sürülen alan adlarına erişimi engelleme yapılabilecekken, o alan adının taşındığı tüm IP'lere engelleme kararı talep edilmiş ve karar verilmiş ve uygulanmıştır'' denildi.

Dilekçede, şunlar kaydedildi:

''Blogspot, Türkiye'den 4 milyon kişinin blogunun bulunduğu Blogspot.com'u kapsamaktadır. Blogspot.com'un bulunduğu IP'ler, aynı zamanda milyonlara Türk vatandaşının ve şirketinin kullandığı Google Analytics, Google Maps gibi hizmetleri de barındırmaktadır. Bu karar, bu hizmetleri aksatacaktır. LigTV'nin maçlarını izinsiz yayınladığı ileri sürülen onlar belki yüzlerce altalan adını yasaklamak mümkünken 4 milyon blog sahibi Türk vatandaşına sansür uygulamak ve milyonlarca Türk vatandaşını suç unsuru içermeyen weblere ve binlerce şirketin hizmet alıp, iş yaptığı Google Hizmetlerine erişimini engellemek ya da aksatmak, kanımızca görevi ihmaldir.

Alan adı yerine IP temelli uygulama, bazı apartman dairelerinde suç işlendiği gerekçesiyle, koca bir mahallenin hatta şehrin dünya ile bağlantısına kesme kararına benzemektedir.''

Görev ihmali nedeniyle milyonlarca internet kullanıcısını ve binlerce şirketin hizmetinin aksadığına işaret edilen dilekçede, bunun iş ve zaman kaybına sebep olduğu vurgulandı. Dilekçede, mahkeme kararının, ilgili kanuna maddi olarak aykırı olduğu da savunuldu.

Dilekçede ''Digitürk A.Ş., LigTV AŞ, Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı, Diyarbakır 5. Asliye Hakimliği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'' hakkında gerekli hazırlık soruşturması başlatılarak görevi ihmal suçundan kamu davası açılması istendi.

Kaynak: yahoyt.com

 

Evet, şimdide karşı atak geldi ve kapatmaya sebep olan kurumlar hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Eğer dava sürecine taraflardan biri daha girerse olay çok daha değişik bir hal alacak gibi görünüyor..

Bloğuma Dokunma!

İş adamları, blogspot'a yapılan sansürü eleştiren bir yazı yayınladı.

04/03/2011

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, ''Zor, karmaşık konuları çözmek yerine toptan yasaklama dürtüsü, Türkiye'nin geçmişinde kalmak zorunda. Kısaca, 'yasaklama, çöz' diyoruz'' dedi.

Boyner, TÜSİAD'ın ''Türkiye'de İnternet Sitelerinin Erişiminin Engellenmesi Konusunda Farklı Hukuk Disiplinleri Açısından Değerlendirmeler'' başlıklı raporun tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, herkesin hayatına derinden nüfuz etmiş olan internet teknolojisinin, iletişim, haber alma, ticaret ve diğer pek çok alanda ''müthiş'' bir hızla değişime yol açtığını ifade ederek, günlük sosyal yaşamdan ülkelerin ekonomilerine, şirketlerin iş yapma anlayışlarına kadar çok geniş bir yelpazede bu değişimin etkilerini yaşadıklarını söyledi.

Boyner, ''Ne var ki yaklaşık 15 senelik bir mazisi olan bu mecranın bu muazzam gelişimine, başta ülkemizdeki hukuki altyapı olmak üzere aynı hızla yetişemediğimizi de itiraf etmek durumundayız. İnternette haber alma, ifade ve iletişim özgürlüğü, bu alandaki hukuki yaptırımlar ve yasal altyapının hızla gelişen teknolojiye uyarlanması meselesi, salt Türkiye'ye özgü bir problem değil elbette... Ancak 'internet sansürü' denildiği vakit, dünyada isimleri demokrasiyle anılmayan bazı ülkelerin hemen yanında hatırlanmamız da kabul edilemez bir durum. Bildiğiniz gibi birbirinden çok farklı amaçlara hizmet eden, binlerce web sitesi şu anda kapalı durumda'' şeklinde konuştu.

İfade özgürlüğünü de kapsayan temel hak ve özgürlüklerin, Anayasa ve başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere uluslararası sözleşmelerin öngördüğü şartlar dahilinde sınırlandırılabildiğini belirten Boyner, ''Yani hak ve özgürlükleri sınırlandırmanın da bazı sınırları, kuralları var. Burada esas olan; bir yandan bir hak kullanılırken başka kişilerin haklarına zarar verilmemesi, diğer yandan toplumu oluşturan bireylerin yararlarının da zedelenmemesi... Hakkın özüne dokunmamak çok önemli bir ilke olarak karşımıza çıkıyor. Sınırlamaların demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun ve her şeyden önce ölçülü olması gerekiyor'' dedi.

''TİCARİ HAYATA DA OLUMSUZ YANSIYOR''

2007 tarihli, 5651 sayılı ''İnternet Ortamında Yapılan Yayınlar Aracılığıyla İşlenen Suçlara İlişkin Kanun'' kapsamında erişimin engellenmesi kararlarına ilişkin suç unsurlarının belirlendiğini, bu ve ilgili diğer mevzuatın uygulamasına bakıldığında binlerce yayın barındıran sitelerin tek bir yayındaki suç şüphesi sebebiyle bütünüyle erişime kapatılabildiğini gördüklerini ifade eden Boyner, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Oysa biraz önce vurguladığım ölçülülük ilkesi açısından bu kararın bir sitenin tamamına değil, sadece konusu suç oluşturduğundan şüphe edilen yayının erişimine engel koymakla sınırlı olması gerekli. Aksi takdirde tabir yerindeyse 'kurunun yanında yaşın da yandığı' orantısız ve özgürlüklere aykırı bir uygulamaya maruz kalıyoruz. Böyle bir ortamda internet sitelerinin erişimine konulan yasakların yarattığı etkiler kişisel hak ve özgürlüklere olduğu kadar ticari hayata da olumsuz yansıyor. Pazarlama, tanıtım ve satış gibi faaliyetlerin kısıtlanması, dijital platformda yürüyen ekonomik faaliyete zarar veriyor. Öte yandan erişimi engellenen sitelerin profilinin, çocukların cinsel istismarına yönelik sitelerden, ünlü bilim insanlarının internet sitelerine kadar çeşitlenmesi de bilişim hukukunda gerçekten atılması gereken daha çok adım olduğunu bize düşündürtüyor.''

''CİDDİ BİR MAĞDURİYET SÖZ KONUSU''

Ümit Boyner, rapor ile mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde temel hak ve özgürlükler korunarak suç unsuru taşıyan internet sitelerinin hukuki açıdan ne şekilde değerlendirilebileceği konusuna bir yorum getirmek istediklerini, diğer taraftan mevcut mevzuatta birtakım eksiklikler olduğuna ve bunların giderilmesine yönelik yasal değişiklikler için acil harekete geçilmesi gerektiğine de yürekten inandıklarını ifade etti.

İnternet sitelerine erişimin engellenmesinin bireysel, ekonomik ve sosyal hayatı çok yakından ilgilendirmesine karşın kamuoyunun çok dikkatini çeken kararlar vesilesiyle sıcak bir gündem maddesi haline gelebildiğini kaydeden Boyner, kapanan irili ufaklı pek çok site ve ciddi bir mağduriyetin söz konusu olduğunu söyledi. Boyner, şunları kaydetti:

''Blogsite/blogger isimli sitenin kapanması, fikri haklar ihlali sonucunda ortaya çıkmış bir durum. Bu tip korsan yayınları veya diğer fikri haklar ihlallerini elbette tasvip etmemiz mümkün değil. Öte yandan bütün sitenin kapatılarak binlerce blog sahibinin ve onları takip eden kişilerin mağdur edilmesi de oldukça uygunsuz bir durum. Bizim raporumuzda da vurgulamak istediğimiz, suç unsuru taşıyan sayfaların münhasıran kapatılması gerektiği, ancak bu cezaların 'ölçülülük/oranlılık' ilkesine uygun şekilde verilerek tüm sitenin kapatılmaması gerektiğidir. Biz; demokratik hukuk devletine yakışır bir biçimde kişisel hak ve özgürlüklerin gözetilmesinde hassasiyeti elden bırakmadan ve fikri hakların da korunmasına özen göstererek sorunun adli ve siyasi otoriteler tarafından daha fazla vakit kaybedilmeden çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Bizce, demokratik bir hukuk devletinde bu tablonun sürdürülebilir olmayacağı çok açık. Zor karmaşık konuları çözmek yerine toptan yasaklama dürtüsü Türkiye'nin geçmişinde kalmak zorunda. Kısaca, 'yasaklama, çöz' diyoruz.''

Kaynak: yahoyt.com



Digiturk ve Google'ın karşılıklı sert atışmalarından sonra şimdide olayın içine TÜSİAD dahil oldu. Bakalım biz net kullanıcıları için olumlu gelişmeler olacak mı? Sanmıyorum ama nasip :)

Merhabalar,

Bu iş aslında bir xml çıktısı üretiyor fakat kodlama bölümü tamamen PHP'de olduğu için bunu php kategorisinde yayımlamayı uygun gördüm..

Çeşitli feed uygulamaları incelerken gözüme PHP'nin Simple Xml adındaki global bi fonksiyonu takıldı, incelemeye başladım ve hiç de harici sınıf vs. işlere gerek olmadığına karar verdim..

Not: Amatör bir kullanıcı olmadığınızı varsayıyorum.

 

header("Content-type: text/xml; Charset=UTF-8");
$sql="SELECT * FROM haberler WHERE durum = '1' ORDER BY id DESC";
$res = ysp_db::query(array('sql'=>$sql,'dbl'=>ysp::$dbl,'db'=>ysp::$conf['db']['name'],'file'=>__FILE__,'line'=>__LINE__));
$i=0;
while($haber = mysql_fetch_assoc($res)) : $haberler[$i] = $haber; $i++; endwhile;

 

Yaptığımız sorgu klasik gördüğünüz gibi.

 

$rss = simplexml_load_string("<?xml version='1.0'?><rss version='2.0'><channel>
<title>".ysp::$title."</title>
<link>".ysp::$conf['site']['base_url']."feed/</link>
<description>".ysp::$description."</description>
<language>tr-tr</language>
<generator>Ysn Web Manager</generator>
</channel>
</rss>");

foreach($haberler as $haber) {
    $child = $rss->channel->addChild('item');
    $child->addChild('title', $haber["baslik"]);
    $child->addChild('pubDate' ,date('d.m.Y H:i:s',$haber['tarih']));
    $child->addChild('link', ysp_tema::ic_link("yazilar/".$haber["seo"]));
    $yazi = substr($haber["mesaj"],0,500);
    $child->addChild('description',$yazi);
}
?>
<?=$rss->asXML();?>

 

Bu da çıktı için gerekenler.. 


Kısaca, simple_xml_load_string içinde başlıca tagları ve içlerini dolduruyoruz ve fonksiyonu kapatıyoruz.
foreach ile birlikte alt etiketleri yani itemleri basıyoruz.

En son echo $rss->asXML(); çıktıyı basıyor.

Tabii ki $haber["baslik"] gibi bilgilerin yerine kendi bilgilerinizi girmeyi unutmayınız. Ben bu işlemleri YSP'de uyguladığım için filtre etmeden yayınlıyorum, gerisi sizindir :)

Tekrar söylüyorum, yazımda amatör bir kullanıcı olmadığınızı varsayıyorum.

Saygılarımla,
Yasin Koç.

Türkiye'de sadece İzmir ve Ankara'da bulunan Best Buy, Türkiye pazarından çekilme kararı aldı.

Evet Türkiye'de hiçbişeyin kıymetini bilemediğimiz gibi işte önemli bir güç daha terkediyor. Bilgisayar piyasayı Türkiye'deki çöküşüne durmaksızın devam ediyor, nedenini bir türlü anlayamadım ama özellikle İzmir için çarklar iyice durma noktasına geldi..

İşte Best Buy tarafından yapılan yazılı açıklama:
 

Best Buy'dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Best Buy üst yönetimi, alınan bu kararın Türkiye'deki çalışanların ve şirketin başarısıyla bir ilgisi olmadığını belirtti.

Firma, önündeki geçiş döneminde müşterilere ve iş ortaklarına karşı olan zorunlu tüm hukuki ve ticari sorumlulukların zamanında ve eksiksiz olarak yerine getirileceğini duyurdu.

Best Buy Türkiye'den yapılan açıklamada ise şu görüşlere yer verildi: ''Best Buy Türkiye olarak önümüzdeki aylarda bir geçiş dönemi yaşayacağız. İzmir ve Ankara mağazalarımızda Best Buy olarak müşterilerimize en üstün hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Öncelikle çalışanlarımızı koruyacak ve markamızın saygınlığını güvence altında tutacak şekilde mağazalarımızın devri veya kapatılmasını içeren farklı opsiyonları değerlendirip hissedarlarımız için en doğru kararı vereceğiz.''
(ntvmsnbc)

İzmir'de sanırım sadece mediamarkt kalıcak artık ki o da yakın zamanda kaçar gider diye düşünüyorum.. Arkadaş bu nasıl iştir? Tüm dünyada yükselen teknoloji dünyası, şu ülkede neden sekteye uğruyor hala?!

Biri buna dur desin artık! Bilişim dünyasında her ne varsa, kdv sini %8 e çekin nolur yani?!

Aslında bu haberi izmir için yazıyorum.. Koskoca İzmir'de Çankaya vardır, İzmir'in merkezidir.. Birkaç sene önce bilgisayarcıyla, teknomarketle dolu olan yerde şimdi yeller esiyor. Birçoğu batmış veya taşınmış, kala kala 1-2 firma kalmış. Şimdi de en büyük teknoloji mağazası gidiyor. Nereye gidecek bunun sonu merak ediyorum. İzmir'de bilgisayar piyasası kan ağlıyor..

Umrunda olması gereken insanların umrunda mı acaba...

Oooff oofff..

Sayfa Seçiniz: << İlk Önceki Sonraki Son >>

 

Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı:
Şifre:

Bağlantılar

Since 2006. Powered By ysn © Rss