Yasin Koç'un Kişisel Günlüğüdür..

 

Bu yazıyı twitter'a sığamadığım için yazıyorum aslında. O kadar doluyum ki anlatamam ama bi yazıda deniyeceğim. Şimdiden birilerini rahatsız edecek olmanın keyfiyle veya üzüntüsüyle (duruma göre) yazıma başlıyayım en iyisi.

Bugün bi kamera sistemi kurdurduk şirketimize. Yalan yok, alarm ve kamera sistemleri işinden nerdeyse hiç anlamıyorum. Sadece mesleğimden dolayı kameralardan, eh yazılımlarından falan anlarsak anlıyoruz işte.. Bu yüzden karışmıyayım da adamlar işlerini yapsın, başlarında zebani gibi dolanmıyayım dedim. Şuan o kadar pişmanım ki...
Seçtiğimiz DVR tamam da. 4 gece görüş kameralı, yanında 1tb diskli, dışardan bağlanmaya izin veren bi sistem olduğunu belirttik en nihayetinde. Ne zamanki kuran eleman, Activex yüzünden "IE9 sorunlu, IE8 daha sorunsuz" dedi, işte o zaman hata yaptığımın farkına vardım. El attım ama geçti biraz.
Yahu bu devirde o kahrolası Activex'i kullanan yazılım mı kaldı ya?!. Hadi bu kadar gerizekalı bir sistem, ulan IE9 Microsoft'un geliştirdiği en kararlı IE sürümü, sen kimsin de IE8 ondan daha iyi dersin?!. Üstüne kaldırayım dedi bide. Orda hop. Avenir diye bişeymiş. Adını da yeni duydum. Haberiniz olsun hiç de iyi bişey değil!
Gündüz kameraların gece görüşü gayet güzeldi, karanlık ortam yapıp test ettik, eyvallah. Akşam oldu, kameralar dökülüyo. Değil hırsızın yüzünü, kendini dahi zor gösterir, polise götürsem benle dalga geçer yeminle.
Telefon kısmı da acaip, Meye adında bi uygulama ile erişiyorsunuz. Yazılım bi düzgün, bi acaip. Ben Beta evresinde bi uygulamayım diye bağırıyor resmen. Blackberry'de dvr a hiç erişemiyor, androidde ise kararsız.

Ne diyeyim, adamları çağıracağım, geldiklerinde burunlarından getireceğim artık, bu da bana ders olsun.

Ha son olarak, 1TB istemiştik ya, herifler 512gb çakmış gitmiş, bizde diyoruz ki nasıl diğer firmadan 200tl aşağı indiler... Tam tahmin ettiğim gibi hdd den çakmışlar baya.. Neyse hesaplaşıcaz...

Diğer konuya geçeyim artık;

İzmir - Gıda çarşısında yazıcı servisliği yapan 2 tane daha dengesiz firma var. Firma isimlerini vermiyorum burda ama olan olay şu;
Bu arkadaşlar yıllardır ortak, bikaç ay önce birbirlerinden ayrılmışlar. Dükkanıma gelip, kendilerini yazılımcı olduğum hakkında uyardığım halde, birbirlerini karalıyorlar. Bu nasıl bir ahlak anlayışıdır hayret ediyorum. Gıda çarşısında en az 20 rakip firmamız vardır ve hiçbiri hakkında konuşmayız, çoğu zaman onlara müşteri bile yollarız ama bu arkadaşları tanıdıkça yazıcımı atasım geldi resmen. Önce biri gelir, yazıcı üstünde diğer firmanın etiketini görür, bak bunların (toner) tozu çok dandik, bak bunlar parça çalar, bak bunlar adam kazıklar der. O gider diğeri gelir, o da aynını diğeri için söyler. Ve bu olanlar sadece 20tl için.
Bunlardan birini seçtim, tozunu değiştirttim, toner geri geldiğinde hali içler acısıydı, yazdığı okunmuyordu bile. Gelmediler sonra. Diğerini çağırdım, hem tozu, hem de drum'u değiştirttim, ekstradan 15tl daha bana girdi. Onu yaparken de diğerine demediğini bırakmadı. Fakat chip'i değiştirmemişti, ısrarla her dolumda değişmesi gerektiğini söylememe ve ona göre fiyat almama rağmen. Geri çağırdım, chip'i değiştirttim. Sorun kalmadı.
Sonra bir önceki geldi, yine diğerini karalamalar..

O kadar tav oldum ki, bu arkadaşları çok yakında karşı karşıya getireceğim dükkanda, sırf kıllık olsun diye. O adamların kardeş kardeş birbirlerine sarılıp sohbet muabbet yapacağına da adım kadar eminim.

Neyse uzun sürdü kusura bakmayın, olayın özüne geleyim.

Bundan sonra özellikle bizim sektörden kimseye hoşgörü ile yaklaşmayacağım. Bu yazıda bahsi geçen ama isimlerini burada vermediğim 3 firmayı da ben çevremde kötüleyeceğim. Bu adamlara tabir-i caizse Gıda çarşısında iş yaptırtmamak benim görevimdir. Böyle haysiyetsiz ticaret yapan insanlara kimsenin ihtiyacı yok, varsın 3 kuruş pahalı olsun, önce adam olsun adam!..

Sektörünüz ne olursa olsun, kim olursanız olun, ÖNCE DÜRÜST OLUN! ÖNCE ADAM OLUN!

Türkiye'de reklamdan başka hiçbir işlevi olmayan Google'a hayret ediyorum. Türkiye'de bu denli önemli iken neden bir şirket kendini geride tutar? Ciddi şekilde birileriyle, büyük bir pazar payı anlaşması olduğunu sanıyorum. Öyle büyük ki buraya girmeye üşeniyor resmen. Buraya bu zamana kadar girmemesinin sadece vergi kaçırmakla alakalı olduğunu reddediyorum.

Ayrıca,
Youtube'un Türk Telekom ile özel dns ağı paylaşması ama Türkçe dilinin bile olmaması da bu garipliklerin üstüne tuz biber. Kimse bana önceki Youtube ban dan bahsetmesin, mağlubiyetler hırslara gebedir!

Şimdiye çok farklı şeyler olmalıydı. En başta diğer Google servisleri gibi Youtube'un da dilleri arasında tr olmalıydı, mobil uygulaması yayılmalıydı tr olarak. Android için bu kadar Rom kısıtlaması olmamalıydı. Bıraksanız Android Market'te Türkçe içerik olmayacak nerdeyse. Google Maps'in hala tr destekli versiyonu yok, telefonunuzda daha önceden yüklü değilse, ve harici kaynaklardan yükleyip riske etmek istemiyorsanız, Google Maps'i unutmalısınız demektir, ülke kısıtlaması yapıyor çünkü. 

Bu liste o kadar uzar gider ki.. En acaibi ofisini bile daha yeni yeni işlevselleştirmesi. O da sadece reklam alanında.

Bir şirket Türkiye gibi bir ülkede neden aktif bir rol almaz bunu anlayamıyorum (jeolojik açısından). Buraya hakim olan, orta doğuya hakim olur. Normalde olması gereken üniversitelerle çalışmak, yeni beyinleri bulmak, çözüm ortakları oluşturmak, gerekirse şirketler satın almak, yeni alanlara ulaşmak diye uzar gider de.. Bunu herkes yaparken Google'ın yapmaması niyedir bilmem.

Kusura bakmayın biraz takmış gibiyim ama, bir dünya devinin bunu yapmasının bir hata değil, bir sonuç olduğunu sanıyorum. Kafamda tüm yön tabelaları Microsoft'u işaret ediyor gibi geliyor. Yada başka birileri.

Bilmem ben mi paranoyaklaşıyorum..

Yahu yıllardır neden sadece Microsoft etkin bu ülkede?

Siz ne dersiniz?.

Tüm islam aleminin Ramazan Bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını dilerim.
Bayramınız mübarek olsun.

Yasin Koç

Merhabalar,

Gündemde son zamanlarda sıkça çıkan ilginç şeyler görüyorum ordu ile ilgili. Malumunuz konu profesyonel ordu. Gerçekleri bilmeyen insan sayısı o kadar fazla ki, bunları yazma gereği duydum artık. Anlamadığım şeyleri bi açıklıyayım dedim.
Yazıda bi kusurum olduysa şimdiden affola..

Anlamadığım şu: Piyadelerde Komando Özel Harekat, Jandarmada Jandarma Özel Harekat, Poliste de Polis Özel Harekat'ın yıllardır var olmasına rağmen (KÖH-bikaç yıllık-diğerlerine oranla yeni) neden yeni kuruluyormuş gibi haber yapılıyor?!. 

PÖH'lerin zaten sayısının 5000'i bulduğunu, operasyonlarda zaten görev aldıklarını biliyormuydunuz? Kontenjanın üzerinde yaklaşık 2000 kişi daha ekleyip, sanki yeni kuruluyormuş gibi lanse edilmesi çok garip. PÖH'ler ilk kuruldukları zamanlarda çok başarılı olmuş olup, ileriki zamanlarda PKK zayıfladıktan sonra amacından sapmaya başlamış, lakaytlıklar oluşmuş, bu yüzden en az yarı görevden fesh edilmiş, görevlerinin çoğu komandolara veya JÖH'lere devredilmiştir. Yani şuan yeniden PÖH'leri olayın içine çekmek, yeni bir strateji değil; tam aksine başarısız olunan bir deneyin yeniden yapılmasıdır. Millet olarak hataları tekrarlamak genimizde var sanırım...

JÖH'lerin 93'te kurulduğunu, ilk özel harekat birimi olduğunu, doğuda çok değerli olduğunu, en tehlikeli görevlere kendilerinin gittiğini biliyormuydunuz? Fakat KÖH'lerden sonra onların da sayıları düşürülmeye başlanmıştır. 2010 yılında yeni asker alımını durdurmuşlardı yanlış hatırlamıyorsam.

Bikaç yıl önce K.K.K'na bağlı KÖH'lerin oluşturulduğunu, önce Hakkari Şırnak ve Tunceli'de kullanılmaya başlandığını, 2010 yılında tüm Tunceli'de karakol destek ve diğer operasyonları üstlendiğini.. Ama şimdi daha yeni kuruluyormuş gibi yeniden lanse edildiğini biliyormuydunuz? Aynı Pöh'lerdeki gibi kontenjanlarına bikaç bin kişinin daha eklendiğini, sonuç olarak zaten uzm. erb. lardan oluşan kadrosunun yine aynı olduğunu biliyormuydunuz?

Son olarak; Bordo Berelilerin doğuda artık nerdeyse hiçbir görev almadıklarını, en tehlikeli işlere her zaman JÖH'lerin gönderildiğini biliyormuydunuz?

Haberleri izleyip, bilmeden, yeniden gaza gelmeyin.

Çatışma haberlerine dikkat ederseniz; örgütün çoğu zaman normal askerlere saldırdığını, bu profesyonellere fazla bulaşmadığını açıkça görürsünüz.

Nereden mi biliyorum? Tunceli'de çok kere yollarımızın kesişmişliği var, Köh'lerle bikaç ay beraber görev almışlığımız da var.

Birim içerikleri:
Jöh'te de Köh'te de blk. veya tk. k. görevini subay (kd. üstğm. - yzb - bnb), tim k. görevini subay (tğm - üstğm), tim k. yardımcı görevini astsblar üstlenir. Tim içeriği de uzm. çvş ve erb. lardan oluşur. Pöh'lerde durum zaten farklı.

Şu profesyonel ordu haberlerini her izlediğimde gülüyorum, zaten varolan şeyleri yeniden önümüze sunuyorlar ve gerçekleri bilmeyen insan sayısı milyonlar. Garip. Komik.

Bilmeyenlere, orada zor şartlarda askerlik yapmış bi j.komandodan not olsun istedim.

Saygılarımla,
Yasin Koç.

Merhabalar,

Bizzat benimde bünyesinde bulunduğum Timpaş Isıtma Soğutma Sistemleri adındaki yeni kurulan firmamızın web sitesi de yayınına başladı.

Sitenin alt yapısı Ysp'nin en yeni ve kapalı versiyonu olan Ysn Web Manager'dan oluşuyor. Şimdilik sade bir kalıpla giriş olarak oluşturulan web sitesi, önümüzdeki günlerde geliştirilmeye devam edicektir. Aylar öncesinden de söylediğim gibi, Ysp'nin tüm gücünü kullanma ve kurumsal bir platforma dönüştürme arzusundayım ve bunu gerçekleştirmek için çalışmalara da çoktan başlamış durumdayım.

İlerleyen zamanlarda klasik bir firma anlayışı ile e-ticaret anlayışını karıştırarak, ilginç bir yapı ortaya çıkarma niyetiyle..

www.timpasisi.com & www.timpasisi.com.tr

Yasin Koç
PHP Developer - Ysp Owner

Merhabalar,

Kendi firmamızda kullandığımız bu ürün hakkında tecrübelerimi yazmak istedim. Yapmanız ve yapmamanız gereken bazı şeyleri size aktaracağım, bu yazıcıya sahipseniz yada 4in1 lazer yazıcı arıyorsanız okumanız tavsiyemdir..

Öncelikle Türkiye'de en yaygın yazıcı ağına sahip olan Hewlett Packard, bu ürünün üreticisi olduğu için direk artı puan kazanıyor bilindik bir marka olarak. Servis ağı çok güçlü. Müşteri Hizmetleri ulaşımı ve desteği iyi.

Ürün Fax, Yazıcı, Tarayıcı ve Fotokopi özelliklerini destekliyor (4in1). Çift taraflı baskı + network desteği + 128mb belleği ürünün kesinlikle albenisi. Renkli değil! Siyah beyaz printer ne yazıkki, renki lazer istiyorsanız fiyatlar 1500-2000 tl civarında. Ben bu ürünü İzmir'de Tekmar'dan 480 TL'ye satın aldım.

Montajı ve kurulumu oldukça kolay. Orjinal toneri 1000 civarında kağıt yazdırma kapasitesine sahip olarak geliyor.

Cihaz çok hızlı, ısınmasını beklemek gibi bişi yok, saatlerce kullanılmadıktan sonra bile yazıcıya iş gönderdiğinizde saniyeler içinde belgeyi hemen çıkartıyor.

Yazıcıya yazılımı haricinde (ağ kullanıyorsanız ve aktifse) tarayıcınızdan atadığınız ip adresini yazarak ulaşabiliyorsunuz (Örneğin: 192.168.1.50). Yazılımda yapabildiğiniz ayarların biçok kısmını da web arayüzünden yapabiliyorsunuz. Yazıcı Hp ePrint özelliğini destekliyor, ağa kurarken ePrint kurulumu yapıp, email adresinizi alınız, daha sonra bu emaile gönderdiğiniz emaili ve dosya eklerini anında çıkartabiliyorsunuz. (Örneğin, işyeriniz İstanbul'da, siz Antalya'da seyahattesiniz, Laptop'unuzdan hpeprint mail adresine atacağınız mailler işyerinizdeki yazıcınızdan çıkartılıyor otomatik olarak. Bence harika bir özellik, tavsiyemdir)

Unuttuğum tarafları var mı bilmiyorum, sormaktan çekinmeyiniz.

Gelelim yapılmaması gerekenlere..

Ürün yazılımını kaldırıyorsanız ve bilgisayarınız yazıcınıza usb den bağlıysa; önce bilgisayar ile yazıcı arasındaki bağlantıyı koparın, sonra kaldırma işlemini yapın. Aksi takdirde yazıcıda firmware hatasına sebep olabilirsiniz. Şahsen ben o hatayı yaptım ve 49 hatasını aldım, yazıcıdan işlev alamadım. HP Müşteri Hizmetlerinin harfiyen yardımı sayesinde tekrar kullanmaya başlayabildim. Ama illa ki bu hatayı bende tecrübe etmek istiyorum deyip de, 49 hatasını bi şekilde almayı becerirseniz ( :) ) çözümü için
Yazıcının pc ile olan bağlantısını sonlandırın, yazıcı açıkken toneri dışarı çıkarıp elinizle sağa sola sallayın bikaç kez, daha sonra toneri takıp yazıcının elektrik fişini çıkarın arkasından, OK tuşunun sağındaki sağ ok a ve alttaki X (iptal) tuşuna aynı anda basılı tutun, tuşlardan bi elinizi çekmeyin ve 2-3 sn bekledikten sonra arkadaki elektrik kablosunu takın, elinizi hala çekmeyin, yazıcı başladıktan sonra Permanent Storage Init. diye bi yazı yazıcak ekranında, bunu gördükten 2-3 sn sonra tuşlardan elinizi çekin ve bekleyin, bi süre sonra cihaz kendini yeniden başlatıcak, yeniden başlattıktan sonra sorun olup olmadığını öğrenmek için bi sınama sayfası yazdırın, olumluysa sorun çözülmüştür.

İşyerinizde ağ kurmak zorundasınız, gerekli ağ ayarlarını yaptınız yada yapmadınız, ondan önce bilmeniz gereken bişey var. Yazıcıyı ilk olarak bir bilgisayara usb ile bağlamalısınız. Ana makineye usb olarak kurulumu yaptıktan sonra, diğer bilgisayarlarda kurulum yaparken kurulum esnasında ağ yazıcısı olarak kuruluma geçin ve kurulumu o şekilde yapın. Bu sayede yazıcının tüm özelliklerine her bilgisayardan ulaşabilirsiniz.

Ağ ayarları için Modem arayüzünde iken LAN ayarlarından DHCP sunucusu bölümünde (Ağınız varsa zaten DHCP aktiftir) yazıcı ayarlarından ip adresini otomatik al işaretlenmişse; Modem arayüzünde yazıcının kodunu gördükten sonra aynı sütunda Rezerve adında bir buton vardır, o butona basarak o ip yi ona ayırınız. Eğer ip adresini otomatik al yapmamışsanız, DHCP havuzundaki herhangi bir ip no sunu vererek kullanabilirsiniz..

Unutmamanız gereken bana kalırsa en önemli şey; yazıcının kurulumunu Kurulum CD'sinden değil, ürünün kendi web sitesinden en güncel yazılımı Tam özellikli olarak indirin ve öyle kurulumu yapın.

Unuttuğum konular olabilir, sormanız gereken şeyler varsa lütfen sormaktan çekinmeyiniz. Bende halen özelliklerini devamlı kurcalamaktayım, sorularınızla beraber tecrübe eder, hatalarımızı gideririz.

Elimden geldiği kadar bişeyler anlatmaya çalıştım, yardımcı olabildiysem ne mutlu.
Görüşmek üzere.

Yasin Koç
PHP Developer - Ysp Owner

Ülkemiz vatandaşları o kadar garip ki.. Bu yazı yazmak istesem roman olur ama az ve öz olsun anlaşılsın maksatlı yazılan bir yazıdır.

Geçtiğimiz günlerde Anonymous grubunun yaptığı açıklamaya istinaden ortam bir hayli gerilmişti ve bugün olan oldu. Devlet sitelerine öncelik TİB'e olmak üzere saldırı almaya başladı. Tüm bunların arasında karşı koyan tek grup Ayyıldız oldu, o da yetersiz kaldı ve karşı saldırıyı aldı.. Şu sıralar da o da offline durumda..

Şu sıralar TİB büyük server ağının avantajlarından faydalanıyor, ufak bir yazılım geliştirilmiş, hangi server boşsa istekleri oraya gönderiyor ve index.serverno.html olarak sayfaları çağırıyor.. Saldırı alıyor fakat yayında kalmayı bu şekilde başarıyor.. Bence çok da iyi hazırlanmış...

An itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı sitesine 2 dk. da giriş yapabildim, Sosyal Güvenlik Kurumu sitesine giriş yapılamıyor.

Tüm bunlar olurken, devlet kurumlarımızın siteleri saldırı alırken, hayret ve ibretle izliyorum ki, bir kısım vatandaş (vatandaş demeye utanıyorum)ın zil takıp oynamadığı kaldı. Sansüre karşı bizim tepkimizi veriyorlar gibisinden düşünceler mevcut. Hımmm, o zaman AKP aleyhindeki kişiler de ABD ile anlaşsın, ABD ordusu Irak'ı işgal ettiği gibi Türkiye'yi de işgal etsin, AKP yi ve orduyu dağıtsın, herşey tam olsun. Kısaca yapılan şey, vatan satmakla eşdeğerdir.

Tarihte her zaman milletimizin sorunları olmuş, ama sorunlarını kendi çözmeyi bilmiştir. Eğer sansür sorunumuz varsa; 40.000 kişi boşuna yürümedi, boşuna eylem yapmadı. Tepkisini ortaya koydu bu millet ve halen de sosyal mecralarda gündemden düşmüyor..

Yapılan şeyin ucu o kadar açık ki anlatılmaz. Ben bunu yapanların darbeci zihniyetiyle aynı olduğunu düşünüyorum kimse kusura bakmasın. Bugün AKP karşısındakilerin sırf AKP düşsün diye darbeye kalkışması ne kadar vatan hainliği ise, şuanda gerçekleştirilen siber saldırıya destek vermek, katılmak gibi eylemlerde bulunmak da o kadar vatan hainliğidir..

Yaptığının farkında olmayan da bir an önce aklını başına toplasın! Bize biz yeteriz! Dış müdahalelere izin vermek vatan hainliğidir!.

Laf nereye gidiyorsa gitsin, kim üstüne alınıyosa alınsın.. Bugün sanal alemde dış müdahaleye destek verenler, yarın gerçek savaşta da onların safına geçerler!.

Ha bu arada çoluk çocuk işi olan DDos saldırılarını bıraksın da gerçek emek gerektiren Script veya DB sızmaları için uğraşsın o adı lasım değil grup. En kolayı da SQL Injection. Buyursunlar.. Önüne gelen hacker olmuş anasını satayım.............

Yasin Koç
PHP Developer - Ysp Owner

Gariptir.. Böyle bir hatanın yapılmaması gerektiğini web site işleriyle uğraşan az çok herkes bilir ama niyeyse e-ticaret sektöründe yer alan firmaların yaptığı en büyük hatalardan biridir.

Önce nasıl kalifiye müşterinin çekileceği konusunda bi bilgilendirme yazmamın faydası olur sanırım..
İnternetten ürün satışı yapan firmaların yapması gereken şey bellidir, satış yapabileceği kişilerin sitelerine ulaşması, gereksiz %nin düşürülmesi.
Strateji belli, Google Analytics'ten yardım alarak En iyi açılış sayfalarını değerlendirip, nedenini araştırarak, tüm sayfaları o seviyeye çıkarmaya çalışmak 1. kural.
2. kural; En iyi çıkış sayfalarını detaylıca inceleyip, kullanıcıların nedenini araştırmak ve sorgulamak vs.. ve bu sorunları gidermek.
Bana göre bu 2 kural, altın kuraldır. Sadece e-ticaretin değil, genelde web sitelerinin altın kuralı.

Hepsini yaptınız, çok iyi tasarıma sahipsiniz, elinizdeki yazılım tıkır tıkır, gerçek ziyaretçiler geliyor, yükseliyor artık.. Fakat istediğiniz seviyelerin çok altında. Nedenini merak ediyorsunuz ama işin içinden çıkamıyorsunuz. Reklamlarınız bile boşa gidiyor..
İşte nedeni: güven.


Ziyaret ettiğim çoğu alışveriş sitesindeki en büyük hata bu. Biz Türk insanı olarak -hatta tüm dünyada durum aynı- insanlar önce güvenmek istiyor, kredi kartını, hesaplarını, şifrelerini kaptırmak istemiyor.. Bunu sağlamak zorundasınız başka şansınız yok! Çok iyi bir Hakkımızda & Kurumsal sayfaları hazırlamalı ve firmanız hakkında bahsedebileceğiniz her türlü veriyi paylaşmanız gerekiyor. İşte bu da E-ticaret sektörünün Altın Kuralı. Ama girdiğim çoğu alışveriş sitesinde, basit gereksiz bir Hakkımızda sayfası mevcut nedense..
"Bilmem kaç % indirimlerle ürünleri size sunuyoruz, info@.....com  FalanFilan ©"

Ne zaman kurulduğu, ne iş yaptığı, açıklanabiliyorsa kimlerle ortak çalışıldığı, varsa sertifikalar, özellikle güvenlik sertifikaları, site üzerindeki ödeme seçenekleri, firma iletişim bilgileri, iletişim kurulabilecek çok amaçlı, gelişmiş iletişim form uygulaması, ofis ile bilgiler, maps'den konumu ile ilgili açık bilgi ve en önemlisi: Çok güçlü bir Müşteri Merkezi.

Sonuç olarak güven ilişkisi anahtarınız. O anahtarı kullanarak kapıyı açmak yada açmamak bütün mesele bu.

Son olarak E-Ticaret sektörüyle ilgili kişilere nacizane bir öneri:
E-Ticaret konusunda Türkiye'de yeni faaliyete geçen ve faaliyete başladığından beri çok iyi işler çıkaran E-ticaretMag sitesini kesinlikle inceleyin derim.

Düşüncelerim yettikçe açıklayıcı bilgiler sarfetmeye çalıştım, kusurum olduysa affola.


Yasin Koç.
YSP Project Owner

Merhabalar,

Bir Türk olarak hepimizin boynumuzun borcu olarak görüyorum ben bu tavsiye işini. 2 Türk girişimci arkadaş biraraya gelip, bir projeye girişmişler. İncelediğim kadarıyla başarılı olabilecek, iyi bi iş. Bize de destek vermek düşüyor.

Bahse konu siteye ulaşmak için buraya tıklayınız.

Girişimin sahipleri, Burak Aydın ve Behran Sert.

Proje, film değerlendirme projesi yada sosyal film projesi de denebilir sanırım. Üye olduktan sonra, filmlere puan verip yorumlarınızı yazabiliyorsunuz. Başkalarının oyladıkları filmleri beğenebiliyorsunuz, onlara ek yorumlar katabiliyorsunuz, yada ben de izledim seçeneği ile sizin duvarınızda da yer almasını sağlayabiliyorsunuz.. Bunların yanında kullanıcılar arasında takib etme ve takib edilme özellikleri de mevcut.

Sade bir tasarım, JQuery ile entegre edilmiş esnek, hızlı ve pratik bir çatı ve kullanım kolaylığı projeyi kullanışlı kılan seçeneklerden..

Eksiklerine yada bitmemiş özelliklerine bakacak olursak;
Şuan arama algoritması tam olarak çalışmıyor, arama işlevinde filmleri göremiyorsunuz. Filmlerinde eklenmesi gerekli tabii ki buna. Son günlerde Bildirim özelliği de eklendi fakat tasarım sorunu mevcut şuan üzerinde..
Site üzerinde yakında eklenicek güncellemelerden birkaçını görebiliyoruz fakat bazıları arka planda gelişmeye devam ediyor..

Belirtmekte fayda var, proje daha çok yeni ve o yüzden eksikleri ve hataları mevcut, olmalı da zaten. Bizim desteklerimizle, geri dönüşlerimizle hatalar ve eksiklikler giderilecektir eminim zamanla..

Başka örnekleri yokmuydu? Olabilir, olmuştur, vardır da. Fakat bu başarılı olmasına engel değildir, ki Türkiye'de başka bir örneği olduğunu sanmıyorum..

Son olarak projenin bir önizlemesini ekleyip, girişim sahibi arkadaşlara başarılar diliyorum ;)

Preview

 

Skype & MicrosoftFacebook ile Google arasında gidip gelen Skype, bugün Reuters‘in açıklamalarını doğru çıkardı ve Microsoft’a satıldığını açıkladı. Yapılan açıklamaya göre Microsoft Skype’ı 8.5 milyar dolar nakit karşılığında satın almış.

Microsoft’un sahip olduğu gerçek zamanlı sesli ve görüntülü iletişimi teknolojileri artık Skype sayesinde daha da güçlü bir şekilde devam ettirilecek. 2010′da 207 milyar dakika sesli ve görüntülü iletişim sunan Skype, Lync, Outlook, Messenger, Hotmail ve Xbox LIVE üzerinde kişiler ve gruplar arası online iletişimi kuvvetlendirmek için kullanılacak.

Skype, Windows Phone’a da dahil edilecek ve dolayısıyla yeni nesil Nokia telefonların ayrılmaz bir parçası olacak. Microsoft içinde oluşturulan yeni Microsoft Skype Birimi’ni Skype CEO’su Tony Bates yönetecek ve tüm bu gelişmelerin önünü açacak.

2003′te kurulan Skype, 2005′te eBay tarafından, 2009 sonunda da Silver Lake‘in başını çektiği bir yatırımcı grubu tarafından satın alınmıştı. Geçen 18 ayda oldukça karlı bir dönem geçiren Skype’ın bu sayede daha önce konuşulan 3-4 milyar dolarlık bedeli ikiye katladığı kabul edilebilir.

Microsoft’un Facebook’un ilk büyük yatırımcısı olduğunu düşünürsek Google’ın bu yarışta saf dışı kaldığını Facebook’un ise istediğini dolaylı olarak alabileceğini söyleyebiliriz. Bakalım Microsoft, Skype hamlesi ve Nokia anlaşması ile değerini ne kadar yükseltecek..

Kaynak: webrazzi

Sayfa Seçiniz: << İlk Önceki Sonraki Son >>

 

Kullanıcı Girişi

Kullanıcı Adı:
Şifre:

Bağlantılar

Since 2006. Powered By ysn © Rss